Yüklükteki Saten Yastık
Yüklükteki Saten Yastık
Odaya girdim. Kulaklarımı ellerimle bastırırsam ses daha uzaktan geliyordu. Sesin kesildiğini anlamak için elimi biraz kaldırıyorum. Sesleri yine duyuyorum. Annemin misafir döşeklerini koyduğu bir yüklük vardı. Boyum diğer çocuklara göre daha kısaydı bu yüzden döşeklerin en üstüne tırmandıktan sonra oraya sığabiliyordum. Hem burada ses daha az geliyordu. Bir keresinde tırmanırken saten yüzlü uzun yastıklardan birini düşürmüştüm. Annem nasıl düştüğüne akıl erdirememişti. Ben de söylersem gizli yerimi öğrenir diye bilmezden geldim. Artık ustalaşmıştım. Sessizce tırmanıyordum. Sesler kesilene dek orası benim gizli yerimdi.
Kapı çarptıktan sonra sessizlik olmuştu. Sanırım babam gitmişti. Salona girdim. Annem ağlıyordu. Sessizce yanına gittim. Hiçbir şey söylemedim. Hiçbir şey sormadım. Annemin yanına oturdum. Bana sarıldı. saçımdan öptü. Biraz sonra ağlaması durdu. O akşam hiç konuşmadım. Annem de konuşmadı. Saat çok geç olmuştu. Babamın gelmesini bekleyecektim ama yarın okul olduğu için erken yatmaya alışmıştım. Gözlerim kapanıyordu.
Uyandım. Yatağımdaydım. Buraya nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. En son babamı bekliyordum. Hemen annemlerin odasına gittim. Babam gelmiş mi diye kontrol ettim. Ben uyanmadan kalkmışlardı sanırım yatakları düzgündü. Annem balkondaydı. Yanına gittim. Bana gülümsedi. Okula bugün beni annem götürecekti. Demek babam gelmemişti. Daha önce de kavga etmişlerdi ama babam gece ben uyurken gelmiş olurdu. Bu sefer gelmemişti. Annem okula giderken hiç konuşmadı. Kolumdan hızlı hızlı çekiştiriyordu. Yanağından öptüm. Okula girdim. okul çok sıkıcıydı. Bir an evvel eve gitmek istiyordum. Babam geldiğinde beni evde görsün istiyordum. Belki okul çıkışına gelir beni almaya diye düşündüm. Gelmedi.
Evin sokağına gelince koştum. Araba yoktu. Demek hala gelmemişti. Bir hafta olmuştu. Okul iki tane tatil günü yaptı. Yine okula gitme günü yaptı ve babam hala gelmemişti. Anneme soruyordum. Hadi yemeğini ye ya da ödevini yap diyordu bana. Kızgındım. Ben büyük adam olmuştum artık. Hem okula aşı yapmaya geldiklerinde de hiç ağlamamıştım. Ahmet ağlamıştı bebek gibi. Aklıma bir fikir geldi. mahallede ip atlayan kızların akşam olunca eve gitmelerini bekledim. Onlar eve gidince ben de onların ipini çalacaktım. Çünkü bana lazımdı. Annem pencereden seslendi. Yemek vakti gelmişti.
Annem bugün bir farklıydı. Bana bir şey söyleyecekmiş. Önce çorbamı içmemi istedi. Kaşıkla geç bitecekti bende tabağı tepeme diktim. Hemencecik bitti. Dilimle ağzımın kenarlarını yaladım. Annem beni çok sevdiğini söyledi. Babamın da beni çok sevdiğini söyledi. Sonra geçen sene Ahmet'le kavga ettiğimi hatırlattı. İnsanlar da bazen kavga edermiş. ''Babamla sen gibi mi?'' dedim. Biraz durdu. Sonra, ''Evet'' dedi. İnsanlar anlaşamadıklarında bazen birbirinden uzaklaşırmış. Bu daha fazla kavga etmemelerine neden olurmuş. Bu yüzden annemle babam da daha fazla kavga etmemek için ayrı kalmaya karar vermişler. O an annemi anlamamıştım. Nasıl yani babam hiç gelmeyecek miydi?
Kapı çaldı. Koştum açtım. Babam gelmişti. Babam anahtarını kaybetmişti. Neden zile bastı? Ona öyle sarılmıştım ki ağlamaya başladım. O da bana sarıldı. Annem de ağlıyordu. Babam eşyalarını almaya gelmiş. Gidecekmiş. Artık bizimle yaşamayacakmış. Annem büyük çantalar hazırlamış. Çok kızgındım. Çok ağladım. Sonra planımı gerçekleştirecektim. Odaya koştum. Kızlardan çaldığım ipi kaptım. Babamı bacaklarından bağlayacaktım. O da gitmeyecekti. Ben babamı bağlamaya çalışırken o da ağlamaya başladı. Söz verdim. Yüklükteki yastığı benim düşürdüğümü, eğer babam gitmezse bir daha oraya tırmanmayacağıma yemin ettim. Hıçkırıklarım dinmiyordu. Babamın gitmesini istemiyordum. Hem nereye gidecekti ki? Babalar gitmez ki, akşam işten çıkar eve gelirler. Ama babam gitti. Küsmüştüm. Hem anneme Hem babama küsmüştüm. Ben Ahmet'le kavga etmiştim ama sonra barışmıştık. Annemle babam niye barışmıyordu?
Okul iki gün tatil olunca babam geliyordu beni arabayla gezdiriyordu. Kağıt helva ve dondurma yiyorduk. Çorba içmeye gidip höpürdetme yarışı yapıyorduk. Akşam eve bırakırken beni son gazla geliyorduk. Evin önünde kornaya ben basıyordum. Annem de balkona çıkıp bize el sallıyordu. Sonra babam gidiyordu. İlk başlarda, sanki babam da benimle eve gelecek gibiydi ama gelmiyordu. Ama artık annemle kavga etmiyorlardı. Babam artık asık suratlı değildi. Annem de ağlamıyordu. Arada bir dondurma yemeye annemi de götürüyorduk. Bir keresinde annem de çorbacıya bizimle geldi. Höpürdetme yarışında ben birinci oldum. Annem hiç yapamadı. Hepimiz gülüyorduk.
Babam artık bizimle aynı evde yaşamıyordu ama artık kavga da etmiyorlardı. Sanırım ben de mutluydum artık. Yüklüğe de saklanmıyordum. Hem boyum da uzamıştı. Ahmet'i de geçmiştim. Babam beni yüzmeye götürecek bu hafta sonu. Oradan da Galatasaray'ın maçına gideceğiz. Annem de akşam bize balık yapacak. Haftaya okullar açılacak ve ben artık 5. sınıf olacağım.



Yorumlar
Yorum Gönder